BURJUVA NEDİR

Burjuva kavramını ilk defa Karl Marx’ın yazmış olduğu Komünist Manifesto ’da görmekteyiz.

16. yy. ortalarında orta sınıf anlamına gelecek şekilde kullanılmış ancak 19. yy. ’da Fransız Devrimi sonrasında gelişen düşünce akımlarınca “Kapitalist” olarak nitelendirilmiştir.

Burjuva aslında Orta Çağ feodal düzeni hiyerarşisinde köylü ve aristokrat sınıfının arasında kalan bir yerde görülmektedir. Burjuva sınıfı mensupları bulundukları konumu genel olarak eğitim seviyeleri veya çok sonraları ortaya çıkan bir kavram olan kapitalist (işveren gibi) kişiliklerinden almaktadırlar.

Kavrama etimolojik olarak bakacak olursak Fransızca kökenli sözcük Orta Çağ’da kentlerde yaşayan insanları nitelendirmek amacıyla “Burgeois” yani şehirde yaşayan anlamında kullanılmıştır.

16. yy. dolaylarında ortaya çıkan bu sınıf gücünü yüksek eğitimi ve maddi gücünden almaktadır. Elde ettikleri güçle birlikte yerel ve ülke çapında yönetimlerde söz sahibi olmayı talep etmiş ve bu talepleri doğrultusunda tarihte birçok kez sözlü olmaktan çıkıp silahlı hale gelmiştir. Yönetime girmek isteyen burjuvazi sınıfının tarihte ilk olarak yönetim kademesi denebilecek noktada gördüğümüz yerlere bir örnek verecek olursak Parlamentosunda Lordlar Kamarası’nı barındıran İngilizler bunun yanında seçim ile oluşturulacak Avam Kamarası’nı kurmuştur. Seçilmiş herkesin girebileceği (yani bu sıradan halk da olabilir) Avam Kamarası kurulduğu ilk zamanlarda genelde zengin tüccarların seçildiği bir yönetimi birimiydi.

Burjuvazi sınıfı özellikle Fransız Devriminden sonra değişen dünya ekonomik sistemiyle (kapitalist sistem) beraber şaha kalkmıştır çünkü burjuvalar, aristokratlar gibi geçmiş nesillerinden bir toprak mirası devralmamış ve elindeki toprağı miras olduğu için hiçbir şekilde satmamak gibi bir duygusal bağ oluşturmamış tam tersi toprağa tamamen bir mal olarak görmüş ve gerektiği zaman satışını çekinmeden gerçekleştirebilmişlerdir. Bunun yanında üretim araçlarına da sahip olan burjuva sınıfı köylü ve serfleri kullanarak üretimler gerçekleştirmiş ve bu üretimler neticesinde kâr elde etmiştir.

Kapitalist sistemde az önce bahsettiğim köylü ve serf sınıfına ismi proletarya olan iktisatta büyük üretime bağlı kişiler olarak gösterilen yeni bir sınıf eklenmiştir. Kapitalist sistemde bu iki sınıf (burjuva-proletarya) birbirine bağımlı sınıflar olarak görülebilir çünkü burjuva, işçileri maaş karşılığı çalıştırıp kârın büyük kısmını kendine saklayan, proleterler ise emekleri karşılığı burjuvaların verdiği ücretle yaşamlarını devam ettirmektedirler.

Burjuva sınıfını, Karl Marx Marksist terminolojisinde üretim araçlarına sahip, işçilerin üretimlerine el koyan sınıf olarak tanımlar. Özellikle Fransız Devrimi ve sanayideki gelişmeler sonrası seri üretim anlamında dünyada kurulan sistemlerin çoğunluğu burjuvalar diğer bir değişle kapitalistler tarafından kurulmuş ve işletilmekteydi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s