Uranüs/ Uranus

Bilimin ve teknolojinin hayatımıza kattığı bilgiler inanılmazdır. Görebildiğimizin aksine göremediklerimize de bir arayış halinde bulunan bilim merakla başlar. Antik çağlarda da merak unsuru genellikle geceleri gökyüzüne bakıldığında parlayan şeylerdi. Bunlar ise yıldızlar, gezegenler ve asteroitlerdi. O dönemlerde her gök cismi için bir arayış ve isim koyma yarışı vardı. Bugün bu cisimlerden birini inceleyeceğiz. Hatta güneş sistemimizde olan bir tanesini yani Uranüs’ü ele alacağız. Dilersek başlayalım.

Resim WikiImages tarafından Pixabay‘a yüklendi

Uranüs’ün keşfi ve isimlendirilmesi

Milattan önceki ve biraz sonrasındaki zamanlarda gökyüzüne bakan gökbilimciler veya filozoflar parlak nesneleri yıldız olarak nitelendirirdi. Bunlara Uranüs’te dahildir. Uranüs, Yunan gökbilimci Hipparkos tarafından MÖ. 128 yılında yıldız kategorisinde ayılmıştır. 13 Mart 1781 yılına geldiğimizde ise William Herschel elindeki verileri diğer gökbilimcilerin verileriyle karşılaştırıldığında Uranüs’ün aslında bir yıldız değil de gezegen olduğuna karar vermiştir.  

Uranüs ilk keşfedildiği sırada Uranüs olarak adlandırılmıyordu tabi. Yeni keşfedilen bu gezegene bir isim arayışı başlamıştır. İlk olarak Herschel tarafından dönemin İngiltere kralı olan 3. George adlandırılmıştır. Tam olarak Georgium Sidus (George’un yıldızı) adını almıştır. Tabi bu isme tepki gösterenler ve kralın adını saygısızca kullanma gereksinimiyle bu isimden vazgeçildi. Gök cisimlerine genellikle roma tanrılarının isimleri konmaktaydı. Bu durumu devam ettirmek amacıyla İsveçli astronom Eric Prosper “Neptün” olarak isimlendirmeyi seçmesine rağmen alman astronom Johann Elert Bode tarafından Yunan mitolojisindeki “Ouranos” yani “Uranüs (Yunan mitolojisindeki tanrı Zeus’un babasıdır Uranüs.)” ismi kullanılmaya başlandı.

Uranüs’ün oluşumu

Uranüs 4,5 milyar yıl önce güneşin hafif elementleri kütleçekim etkisiyle kendine alması sebebiyle geride kalan daha ağır gaz ve kayalıklardan oluşmuştur. Canlı yaşamına elverişli olamayan bu gezegen buz devi gezegenler arasına girmektedir. Çapı 50.724 kilometre olan Uranüs dünyadan 4 kat daha büyüktür. Ancak kütlesine baktığımızda durum biraz daha değişiktir. Uranüs’ün kütlesi 8.682×1025’tir. Bu da dünyanın kütlesinden 14,5 kat daha fazla olması anlamına gelmektedir.

Resim PublicDomainPictures tarafından Pixabay‘a yüklendi

Uranüs’ün yapısı

Çekirdeğinde bulunan nikel/demir karışımı madde gezegenin çapının %20’si kadardır. Çekirdeği saran metan buzundan oluşan bir manto mevcuttur. Buz derken asıl aklımıza gelen buz değildir bahsettiğimiz. Sıcak ve yoğun maddelerden mevcuttur. Bunlar su, amonyak ve diğer uçucu maddelerdir. En üst kısımda ise helyum ve hidrojenden gazından oluşan bir tabakası vardır. Atmosferinde metan, su ve amonyakta bulunan gezegen mavi ve pürüzsüz bir görünüme sahiptir. Bunun sebebi gezegenin bulutlarıdır. O kadar yoğun ve kalın bir bulut yapısına sahiptir ki arasında boşluk yoktur ve ışığı tümüyle geriye yansıtarak gezegenin sanki pürüzsüz bir yapıda olduğunu gösterir. Metan ise gezegene mavi bir görünüm oluşturur.

Uranüs’ün çekirdeği 8 milyar basınca sahiptir ve yoğunluğu 9 g/cm3 olarak bilinir. Sıcaklığı ise 4726 Celcius derecedir. Dünyada yağmur olarak yağan su, Venüs’te yağan sülfürik asit neyse Uranüs’te de elmas yağdığı düşünülmektedir. Sebebi ise bu kadar yoğunluk, sıcaklık ve basınç gezegendeki karbon yapısını değiştirerek elmas kristalleri olarak yoğunlaştırmasıdır.

Resim CoolVid-Shows tarafından Pixabay‘a yüklendi

Uranüs’ün atmosferik yapısı

Gezegenin normal ısısına geldiğimizde ise durum biraz değişiktir. Çekirdekteki ısı ve yüzeyinin ısısı ters orantılıdır. Yüzeyi -224 oC ise güneş sistemindeki en soğuk gezegendir. Bu durum tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Ancak bazı teoriler mevcuttur. Ya yüzeyinden biraz altında bir bariyer var ve ısıyı dışarı çıkarmıyor ya da daha önce gezegende bir patlama yaşanarak tüm ısıyı dışarı vermiş olmasıdır.

Atmosferinde aşağılara inildikçe su bulunabilmektedir. Çoğunlukla atmosferde hidrojen, metan ve helyum bulunmaktadır. Voyager 2 uzay aracıyla Uranüs’ün yanından geçerken gezegen hakkında bazı bilgiler edinilmiştir. Bunlar gezegenin bulutlarının yoğun ve kalın olmasıdır. Ayrıca gezegende Amerika’nın üçte ikisi büyüklüğünde fırtınalar oluşabildiğini ve rüzgârın hızının saatte 900 kilometreye ulaşabildiğini biliyoruz.

Uranüs’ün dönüş süreleri

Gezegenin kendi etrafında dönüş süresi 17 Dünya saatidir. Saatte 24.477 kilometre hızla gitmesine rağmen bir yılı ise 84 Dünya yılına eşittir. Buradaki neden Uranüs’ün güneşe olan uzaklığı 2,9 milyar kilometre olmasıdır. Kendi etrafındaki dönüşü Venüs gibi terstir. Sağdan sola doğru dönüş sergiler. Ekvator mesafesi 159.354 kilometredir. Bir başka değişik ayrıntı ise eksen eğikliğidir. Ekvatoru 97,8 derece eğiktir. Yani ekvatoru dik bir açıyla döner. Bunun sebebi bilinmemektedir. Muhtemelen daha önce gezegene çarpan asteroitler neden olduğu düşünülmektedir.  

Not: Uranüs’ün eksen eğikliği sebebiyle yörüngede dönüş esnasında 21 Dünya yılı kadar bir kutup karanlıkta kalmaktadır.

Uranüs’ün halkaları ve doğal uyduları

Uranüs’ün toplam 13 halkası vardır ama bunlar çok incedir. Dış halkaları açık renkte olmasına karşın iç halkaları karanlık bir görünümdedir. Ayrıca 27 farklı doğal uyduya da sahiptir. (Bu doğal uydu sayısı Dünya’da 1’dir) En büyük ve en bilinen 5 uydusu Miranda, Umbriel, Ariel, Oberon ve Titania’dır. Bu uydular isimlerini Shakespeare ve Alexander Pope’un eserlerinde bulunan karakterlerden almaktadır.  Çapları ise 470-1580 km arasında değişmektedir. Diğer doğal uyduların isimleri şöyle ise sıralanabilir: Cordelia, Trinculo, Sycorax, Prospero, Ophelia, Bianca, Cressida, Puck, Caliban, Stephano, Setebos, Desdemona, Juliet, Portia, Rosalind, Belinda, S/1986 U10, S/2001 U2, S/2001 U3, S/2003 U1, S/2003 U2, S/2003 U3

Resim 95C tarafından Pixabay‘a yüklendi

Uranüs’ün manyetik alanı

Gezegenin manyetik alanı da değişiktir. Gezegenin dönüş ekseni baz alındığında 60 derece eğiklik olduğu görülmektedir ve gezegenin merkezinden üçte biri kadar yana kaymıştır. Böylelikle kutuplarda oluşması gereken auroralar kutuplara hizalı değildir.

Bugün sizlerle Uranüs hakkında birçok konuyu ele aldık. Bir sonraki yazımıza dek görüşmek üzere. Hoş kalın, esenle kalın 😊

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s