YILDIRIM VE ŞİMŞEK

Hava olayları insanları en çok etkileyen durumlardan biridir. Bunun sebebi ise eşsiz ve muhteşem gözükmelerinden kaynaklanmaktadır. Karın ve yağmurun yağması, bulutların birbirinden farklı renkleri, yıldırımlar, şimşekler ve diğer doğa olayları, yaşadığımız Dünya’da her zaman olanlardan biridir. Bunların hepsi yaşadığımız bölgede mevsimden mevsime değişse bile Dünya üzerinde her an hepsi yaşanmaktadır. Bugünkü yazımızda benzersiz fotoğraf kareleri çıkartan ama insanları da bir o kadarda korkutabilen yıldırım ve şimşeklerden bahsedeceğiz.

Yıldırım ve Şimşek

Çoğu zaman yıldırım ve şimşeğin aynı olduğunu düşünürüz ama faaliyetlerindeki ufak bir değişiklik birbirlerinden ayırmaktadır. İlk olarak yıldırımdan bahsedelim. Yıldırımlar buluttaki negatif yükün yeryüzündeki pozitif yük ile arasındaki yüksek farkından meydana gelmektedir. Bulutun sahip olduğu negatif yüklü elektrik yeryüzündeki pozitif yüklü elektrik arasındaki yoğunluk farkı yükseldikçe buluttan yeryüzüne yüksek ısılı bir elektrik yükü aktarımı oluşur. Hava iletken değildir ama arasındaki büyük farktan dolayı bir iletken hava kanalı oluşturur ve bu kanal boyunca yüksek dereceli ısılı elektriği zikzaklı bir biçimde kollara ayrılarak yeryüzüne bırakır. Buna da “elektrik boşalması” ya da “yıldırım” adı verilmektedir.

Bazen bu durumun tam tersi de olabilir. Yani yeryüzünden buluta da elektrik yükü aktarımı gerçekleşebilir. Şimşekte de aynı durum vardır ama şimşekler bir buluttan başka bir buluta elektrik akımı gerçekleştirir. Bu da aralarındaki farktan dolayı “şimşek” ismini almıştır.

Yağmurlu havalarda meydana gelen şimşek ve yıldırımlar sadece Cumulonimbus bulutlarında (bu bulut tipini geçen haftaki “bilim” kategorimizde yayınlamıştık. Oradan okuyabilirsiniz.) meydana gelmektedir. Diğer bulut tiplerinde ise sadece enerji akımı olduğu takdirde görülmektedir. Yıldırımların ısısı 15.000-30.000 oC ve voltajı 10-100 milyon arasındadır. Yıldırımlar çok ani gelişen doğa olaylarıdır ve biri yıldırım çarpmasından kaçmasına olanak tanımayabilir. Yani yıldırımlar buluttan yeryüzüne 30 milisaniyede inerken yeryüzünden buluta 100 milisaniyede dönmektedir.

Resim Bogdan Radu tarafından Pixabay‘a yüklendi

Gök Gürültüsü

Özellikle sesinden korktuğumuz ve bazı kişilerin ödünü kopartan seslerden biridir gök gürültüleri. Gök gürültüsü, yıldırımın veya şimşeğin havanın aniden ısınması ve artan hava basıncının iletken hava tünelinin genişlemesiyle ortaya çıkan ani ses dalgalarıdır. Bu sesleri yıldırım düşmesinden ve ışık görüldükten sonra duymaktayız. Bunun sebebi ise ses hızının (deniz seviyesinde yaklaşık 343 m/s) ışık hızından (300.000 km/s) daha yavaş olmasından kaynaklanmaktadır. Bazı insanlar bu sesi yıldırımın yere düştüğü anda çıkardığı ses olarak bilir ama bu ses yıldırım yere düşmeden yani havadayken çıkan bir sestir.

Şimşek ve gök gürültüsünden meydana getirdiği korkuya ise “astrofobi” adı verilmektedir. Bu sesleri seven kişilere ise “sironofil” denmektedir.

Resim WikimediaImages tarafından Pixabay‘a yüklendi

Dünya genelinde yeryüzüne saniyede 50-100 yıldırım düşmektedir ve şimşekte de bu orana yakındır. Dünya üzerine düşen bu yıldırımlar bir insanın üstüne düşme ihtimali 600 binde 1’dir. Bu olasılığa yakalanan kişiler ise ya ciddi bir şekilde yaralanmakta ya da ölmektedir. Dünya genelinde yıldırımlar yüzünden ölen sayısı yılda ortalama 24.000 iken yaralanma oranı 240.000’dir. Bunlardan kaçınmanın yolları tabii ki mevcuttur. Aşağıdaki önlemleri alarak üzerinize yıldırım düşme ihtimalini de en aza indirirsiniz.

  • Evlerin, yüksek yapıların tepesine paratoner (yıldırımsavar) sistemini kurdurarak. Çünkü paratonerler yıldırımdan aldığı enerjiyi dağıtarak yeryüzüne etkisini en aza indirmiş şekilde bırakır.
  • Yakınlarda yıldırım olayı görüldüğünde toplu halde durmayarak,
  • Yakınlarınızdaki teknolojik aletleri (telefon, müzik çalar, laptop vs.) kapatarak,
  • Su ile temas etmeyerek,
  • Yağmurlu havalarda kullandığınız metal uçlu şemsiyeleri kullanmayarak,
  • Eğer etrafınızda sığınacak yeriniz olmadığında ayaklarınızın tabanının üzerinde durarak yere yatmayacak şekilde ve olduğunca yuvarlak bir biçimde çömelerek,
  • Herhangi bir metalle temas etmeyerek (araç içinde durabilirsiniz ancak aracın metal bir yerine dokunmamak şartıyla. Çünkü araçların lastikleri yalıtkan özelliği taşır ve elektriği iletmez ama metal olan kısımları bu durumun tam tersidir.),
  • Yıldırım oluşacak havalarda ağaç diplerinde, telefon veya elektrik direklerinin yanında veya altında bulunmayarak size yıldırım düşme olasılığını azaltabilirsiniz.
Resim Free-Photos tarafından Pixabay‘a yüklendi

Eğer yıldırıma yakınınızdaki biri yakalanırsa şu adımları uygulayabilirsiniz:

  • Eğer biden fazla kişiye yıldırım çarptıysa en hareketsiz yatan veya öldüğü düşünülen kişiden tedaviye başlanmalı,
  • Nabzı ve nefesi kontrol edilmeli
  • Nabzı veya kalbi yavaş atıyorsa ya da hiç atmıyorsa bilen biri tarafından kalp masajı yapılmalı,
  • Nefes alması yavaşsa veya nefes almakta zorlanıyorsa suni teneffüs yapılmalıdır. Böylelikle yıldırım çarpmış olan kişinin yaşama olasılığını daha da artırmış olursunuz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s