İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ NEDİR

Resim Tumisu tarafından Pixabay‘a yüklendi

Günümüzün göz ardı edilen en büyük sorunu iklim değişikliği. İklim değişikliği kavramı içinde bulunduğumuz yüzyılda herkesin duyduğu, bildiği ama üzerine bir adım atmaya gücünün yetmeyeceğini düşündüğü küresel çaptaki bir sorundur. Dünya milyarlarca yıldır var olmuş bir yaşam alanıdır. İnsanlıktan önce ve sonraki dönemlerde de binlerce hayvan, bitki vb türe ev sahipliği yapmıştır. Üzerinde yaşadığımız dünyanın bir çevresel düzeni vardır, bu düzene göre hava durumu Dünya üzerinde çeşitli bölgelerde farklılıklar gösterir. Bu farklılıklara göre sıcaklık dengesi ve ihtiyaç duyulan su sağlanmaktadır. Bu değişimlerin ana etkeni iklimlerdir. İklimler her bölge için farklılık gösterirken temelde açık ve nettir. Havanın sıcaklığının arttığı ve güneşin olduğu dönemler yaz soğuk ve yağışlı olduğu dönemler kıştır. Ama insanlığın doğa üzerindeki etkisi, değişiklikleri ve büyük yıkımları sebebiyle iklimlerin düzeni bozulmaya uğramış, her geçen gün daha da kötüye gitmek üzere devam etmektedir.

Photo by Pixabay on Pexels.com

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN SEBEPLERİ

İklim değişikliğini etkileyen temel neden sıcaklık ve nem oranlardaki ani değişimlerle dönemsel kuraklaşma ve yağış değişiklikleridir. Bu değişim Dünyayı çevreleyen atmosfer tabakasının insanlığın fabrikalarda üretim yapması, fosil yakıt tüketen otomobil ve araçlar kullanması, Dünyanın doğal habitatı olan ormanların yıkılması ve yakılması, doğanın ana maddesi olan toprağın yenilenemez hale gelmesi ve diğer insanlar tarafından ortaya çıkan çeşitli hatalar tarafından her geçen gün büyüyerek artmaktadır.

Dünya belirli bir ekosisteme ve doğal yaşama sahiptir. Bu doğal yaşam hayvanların ve bitkilerin uyumuyla doğal yenilenme süreciyle kendiliğinden düzelebilme eğilimindedir. Ancak bu yenileme sürecine olumsuz en büyük etkiyi insanlık vermektedir. Çünkü günümüz dünyasında insanlık teknolojiye yönelmekte, bu imkânları yanlış bir şekilde gelişim için kullanmakta ve dünyanın düzenini sürekli olarak bozmaktadır.

Dünya belirli dönemlerde buzullarla kaplanmıştır. Bu buzullar canlı nüfusunda büyük bir yok oluşa sebep olmuş ancak nesillerin tükenmesine sebep olmamıştır. Geleceğin dünyasında bizi bekleyen şey ise önlenemez bir kuraklık, bilinen tarihte Dünyanın kuraklıkla ilgili hiçbir ibaresi bulunmamaktaydı. Çünkü Güneşin etki ettiği sıcaklık derecesi ve ısı atmosferdeki ozon tabakası tarafından engellenebilmekteydi. Ancak bu ozon tabakası insan üretimi CO2 üreten ve diğer kimyasal zararlı gazların etkisiyle her geçen gün incelme eğilimindedir. Bu incelme Güneşin ısısını sürekli olarak Dünyaya karşı arttırmasına sebep olmaktadır. Eğer bu sorun durdurulamaz ise gelecek nesilleri susuzluk, kuraklık ve çeşitli büyük hastalıklar beklemektedir.

Photo by Pixabay on Pexels.com

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN BİLİNEN ETKİLERİ

Dünya yalnızca insanlık için var olmuş bir gezegen hiçbir zaman olmamıştır. İnsanların dışında binlerce canlı hala günümüzde dünyada yaşamaktadır. Ancak bu canlılar her geçen gün ya insan eliyle ya da iklim değişiklikleri sebebiyle can vermektedir. İnsanlık kendi çıkarları uğruna milyonlarca canlıya zarar vermiştir, bu bir yere kadar doğanın döngüsel durumuna karşı hoş görülebilir ancak iklim değişikliği bu sorunu fark edilir bir derecede hızlandırmıştır.

İklim değişikliği ile buzullarda yaşayan canlılar sular altında kalmış, çeşitli ormanlar ve bitkisel yaşam su eksikliği sebebiyle kuruyarak ölmüş, doğanın ihtiyacı olan ağaçlar her geçen gün suyun eksikliğiyle yetersiz mineralden dolayı yıkılmıştır. Hava sıcaklığının artışının yanı sıra bu yüksek ısı durumu yağış durumunun da her geçen gün azalmasına sebep olduğundan Dünyanın yağmurlarla kendini yenileme durumu her geçen gün zorlaşmıştır. Sıcaklığın fazla olduğu bölgelerde yağış getiren bulutlar uzaklaşarak sıcaklığın düşük olduğu bölgelere yönelmiş. Bu bölgelerde ise aşırı yağışlar nedeniyle seller ve tsunamilere sebep olmuştur.

Aynı sorunların insanlığı da etkilediği bilinen bir gerçektir. Bu büyük sorunun en temel etkisi doğal olandan uzaklaşmaktır, yani dünyadaki yenilenebilir enerji kaynakları yerine fosilleşen yakıt ve enerji kaynaklarını kullanmak hem hava kirliliğine, hem CO2 salınımına hem de çeşitli iklimsel afetlere sebep olmuştur. Bu sorunun farkında bile olsak bunun için kimsenin tam bir adım attığı söylenemez. Hükümetler bu iklim sorununa karşı mücadele vereceklerini söyleseler de diğer ekonomik ve siyasi sorunlar her zaman ön planda tutulmaktadır. Gerçek tehlike ise bize her geçen gün daha da hızlı yaklaşmaktadır. İklim değişikliği sahip olunan en büyük problemdir ve bunun için her bir birey harekete geçmek zorundadır.

Resim Anja🤗#helpinghands #solidarity#stays healthy🙏 tarafından Pixabay‘a yüklendi

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE NASIL MÜCADELE EDİLİR

DOĞAL HABİTATLARI ARTTIRMAK:

İnsanlığın sürekli olarak kendine yerleşim yeri arayışında oluşu ya da endüstriyel üretim için doğanın mucizelerini her geçen gün yok edişi bizi büyük bir felakete sürüklemektedir. Oysa yok edilen ormanlarda binlerce bitki ve hayvan türü yaşamaktadır. Bu bitkiler bize zararlı olan tüm CO2 oksijene çevirir ve bu sayede temiz hava alma fırsatı buluruz. Hayvanlar insanlık için hiçbir tehlike teşkil etmemektedir. Üstelik günümüzde tarımdan yapılan tüm üretim alanlarında hayvan gübresi kullanılmaktadır. Hayvan gübresi tarım ürünlerini daha hızlı ve verimli bir şekilde üretmemizde önemli etkenlerdendir. Toprağın ve suyun mucizesi yalnızca dünyadaki tüm canlılar birlik içerisindeyken bize fayda sağlamaktadır. Bencil düşünceler ile bu doğal güzellikleri yok etmek er ya da geç insanlığı bir felakete sürükleyecektir.

KİMYASALLARDAN KURTULMAK:

Dünya üzerinde kimyasal atık oluşturan tek canlı insanlıktır. Evet, insanlar en zeki canlı türüdür, ancak bu durum bizim kimyasallar üreterek Dünyayı kirletmek, yok etmek ve canlılara zarar vermemize engel değil. Her yıl milyonlarca kimyasal atık doğaya zarar verecek şekilde ormanlara hatta sulara karışmaktadır, fabrika tarzı üretim yerlerinde kullanılan makinelerin zehirli gazları havaya karışmakta ve farkında olmadan tüm canlı dünyasına zarar vermektedir. İlaç şirketlerinin ürettiği kimyasal ilaçlarsa üretimde kolaylık ve verim amacı gütmekteymiş gibi görünür, aslında bu ilaçlar doğal olan tarım ürünlerine ve toprağa her kullanımda zarar vermektedir. Güneş ve su ile mineral almakta olan toprak ve bitkiler yetiştirilme sürecinde kimyasal ilaçlamalar ile sağlıksız, genetik yapısı bozulmuş ve farkında olmadan tüketen herkesi zehirleyen besinlere sebep olmuştur. Üstelik bu kimyasal ilaçlar toprağın zamanla yenilenmesini engelleyip tüm üretim olasılığının bitmesine de sebep olmaktadır.

ENERJİYİ YENİLENEBİLİR ELDE ETMEK:

İnsanlık fosil yakıtların varlığından haberdar olduğu günden beri, milyonlarca yıl öncesinden fosilleşmiş tüm yakıtları ısınmak, elektriğe dönüştürmek ya da ulaşımda kullanmaktadır. Ancak bu fosil yakıtlar sonsuz değildir, özellikle günümüzde kontrolsüz nüfus artışının ve yakıt kullanımının tam anlamıyla teknolojiyle ilişkilendirilmesiyle fosil yakıtların sonu gelmesi yakındır. Teknolojinin bize kattığı en büyük varlıksa yenilenebilir enerji. Bu enerji sonsuz bir kaynak olan Güneş ve Dünyanın doğal etkileriyle elde edilmektedir. Rüzgâr, güneş ışığı ve günümüzde çeşitli farklı kaynaklar aracılığıyla elde edilen enerji ve yakıt kaynakları günümüz dünyasında en büyük gelişim. Çevreye hiçbir zararı olmayan yenilenebilir enerji gelecekte herkes tarafından kullanılması beklenen enerji üretim biçimi hali gelecek, umarım bu teknoloji bir şeyler için geç olmadan tüm dünyada yaygın hale gelir.

ŞEHİRLEŞMEYE VE SÜREKLİ ÜRETİMİ AZALTMAK:

İnsan nüfusu tam anlamıyla kontrolsüz bir biçimde artmaktadır. Günümüzde 7,5 Milyarı bulan insan nüfusu önümüzdeki yıllarda çok daha fazla olacak gibi duruyor, yetersiz yaşam kaynağı ve eriyen doğal kaynakları düşündüğümüzde bu kaynaklar bir gün tüm nüfusa yetersiz gelecektir. Hatta günümüzde dünya üzerinde susuz kalan 1 Milyar civarında insan olduğu tahmin edilmektedir. Buna rağmen insanlık yaşayış biçimlerini konfora göre düzenlediği ve her yanda betondan kuleler dikmeyi kendi yaşam alanı olarak gördüğü için ihtiyacımız olan su ve hava imkânı sağlayan ormanları her geçen gün daha da çok yıkmaktadır. Üretimde ise durum daha da kontrolsüz haldedir. Büyük şirketlerin sürekli olarak ihtiyaç fazlası otomobil ve çevreye zararlı çeşitli ürünü üretmesi sera gazları ve diğer zehirli tüm gazların Dünyayı iklim değişiklikleri ile bekleyen kuraklığa daha da hızlı itmektedir.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ NEDİR” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s